6.07.2017

Amatör Saptama

Ağladığımın gecesinde çıkmıştı o satırlar. Hiç kaybetmek istemediğim bir bilinci kazandığım o gece, yazmak da görmek de çocuk oyuncağıydı. En büyük doğaçlama ustasıydım adeta. Hala daha o bilince yaklaşmak, yakın durmak tüm günkü görevim.

    Nitelik açısından iyi bir şeyler yazmak yürek isteyeceği gibi, içinde bir parça da öznellik barındırır. Hatta öznellik parçasının ne kadar olup olamayacağı dahi özneldir bazen. Mesela Don Kişot iyi bir örnektir bu konuda. Yaygın yorumlardan birini, yani ‘’kendisinden önceki o, şövalyelerin kahramanlıklarını anlatan romanslarla alay eder’’i savunabileceğiniz gibi, Ömer Seyfettin’in izinden giderek Don Kişot’ta ahlakî tavrı sorgulayabilir ve onun neticede ‘’imanlı’’ olduğuna karar verebilirsiniz. Yahut ‘’Don Kişot’luk yapma’’ diyerek de işin içinden çıkabilirsiniz. Ancak hangi etik, ahlakî, edebî vs. ölçütle eleştirirseniz eleştirin, bu eser bir yapıt, çoklukla duyduğumuz üzere de bir başyapıttır. Her şeyden önce içinde olduğu edebî türe –romana- has kurallarla yazılmıştır. Ve kimse kalkıp da bu yapıtın roman olmadığına dair bir eleştiri getirmemiştir. Biçimden çok, içeriktir tenkide konu olan, olması gereken… O halde bugün hiç mi hiç tat almadığımız, hatta samimi sohbetler arasında küfür dahi ettiğimiz, popülist olmasından ötürü bir türlü saygı duymadığımız o kimi anlatı toplamlarına da ‘’roman’’ dememiz doğru olan. Bu tabii ki ‘’Don Kişot’luk’’ yapmamıza, ‘’İçimizdeki Şeytan’’ı didiklememize, ‘’Anayurt Oteli’’mize uğramamıza ya da ‘’Deliliğe Methiye’’ dizmemize engel değil, hatta biraz da tüm bunları yapmak için bir sebep. Fakat bir binayı ‘’iyi bina’’ ve ‘’kötü bina’’ diye ayırırken nasıl ikisinin de bir bina olduğunu kabul etmiş oluyorsak, o yakınlık hissedemediğimiz uzun anlatı bütünlüklerinin de roman olduğunu kabul etmek durumundayız.

    Buradaki uzun yıllardır yaşanan çelişkinin sebebi fikrimce şu; söz konusu sanat olduğu zaman insanı zaaflarından, beşeriyetinden arındırıyor ve sanatı –kimi zamansa sanatçıyı- da bu arınmanın merkezine oturtuyoruz. Popülist olmak ve bu ‘’gücünü’’ devam ettirmek istemekle para kazanmak için şiir, öykü, roman, tiyatro metni yazmak arasında dağlar kadar fark var olmasına var. Ama birçok hakiki yazar, bu ikinci dediğimi yapmıştır. Öyleyse onları artık ‘’sanatçı’’ olarak görmeyecek miyiz? Aksine! Sanat çıkmaza düşenlerin işidir. Sanatla geçen bir hayattan sanat çıkmaz, çünkü onda bir yapıt çıkarmaya yetecek kadar baş ağrısı yoktur. Tolstoy zengin âlemini neden sahte buldu…
    Yakın zamanda –bugün 2017’nin yirmi sekiz haziranındayız- İzmir’de bir sohbet meclisinde oturuyordum. Masada bulunanlar arasında İzmirli bir Fransızca öğretmeni de vardı. Bir süredir Rilke’nin Fransızca şiirlerini Türkçe söylemekle meşgul olduğunu anlattıktan sonra, Rilke’nin bu şiirleri İsviçre vatandaşlığı almak için yazdığını da ekledi. Fransızca hocası bundan biraz rahatsızlık duyduğuna, böyle bir şey yapmanın ne gereği olduğuna dair de bir eleştiride bulundu. İşte arınmanın merkezine sanatı –kimi zamansa- sanatçıyı koyma durumu tam olarak budur. Fakat herhalde geciken ev kirasını ödemek için birkaç gece taksiye çıkan bir adama karşı aynı rahatsızlığı duymazdık değil mi? Yanisi şu; şiir, dünyadan aldıklarıyla dünyadan bağımsız durabilir, ama şair asla.
İşte bu suni kutsiyet şunu kabul etmemize engel oluyor: Dostoyevski’nin ‘’Suç ve Cezası’’ ile Elif Şafak’ın ‘’Aşk’’ı aynı edebî türün içinde yer alır. İkisi de romandır.

    Bu, yüzeyinde zor gibi görünen eylemi gerçekleştirirsek Dostoyevski evin bir mobilyası olmaktan çıkıp küfreden, kimi şeyleri unutan, tıpkı bizim gibi çeşitli bağımlılıkları olan bir adama dönüşecektir. İlk başta kulağa hoş gelmese de bu ‘’yakınlaşma’’ fikrimce şuna yarayacak; ‘’Yeraltından Notlar’’ı bir turistik geziye çıkar gibi okumayacağız, Yeraltından Notlar turisti olmayacağız. Yoksa sanatla –kimi zamansa sanatçıyla- aramıza giren bu sisli duvarın bedelini onlar tarafından aldatılmakla öderiz. Kişi âşık olduğu kimse tarafından aldatılmak istenmiyorsa, ayaklarını biraz daha yere bassa iyi eder.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...