12.08.2016

Yokuş ve Göğüs(lemek)

Göğüsleyecek ne çok şey verilmiş bana;
Yazgı, genlerin getirdikleri, kendi yolum, zorunluluğu içeceğim bir boğaz
Ve hepsinden ötesi;
Bunları görüp fark ettikten sonra mücadelenin kaçınılmaz olduğu düşüncesi...
Demek bir görenin kederini taşıyorum.
Peki ya kişilik? Ondan kaç tane taşıyorum?
Kaç tane siyah gömleğim var giyince üzerime yakışan
Maalesef yakışan.
Ben siyahın yolcusu muyum?
Yoksa bir beyaz ışığa doğru yürürken siyahlar içinden mi geçiyorum?
Sanki bugün ya da yavaş yavaş
"Bu dünyanın hali ne?" demiyorum
Sanki şaşkınlığı, bu kederi bir kenara atmışım ve sırada çok ama.çok daha büyük bir ders var: Bir yokuş.
Mücadele eden, aslında tüm insanlıkla mücadele ediyor demektir
Tüm insanlıkla ve tüm insanlık adına
Tüm insanlık adına ve insanın tüm kötü yanlarına karşı.
Yağmura yakalanmış olmam, ıslanmayı kabul edip yürümekten vazgeçeceğim anlamına gelmiyor
Kendime en okkalı küfrü etmiş olurdum bunu yapsaydım.
Ama Nazım'ın bahsettiği şu insanların birgün galip geleceği fikrri şimdi benden uzaklarda.

Göğüsleyecek ne çok şey var yolumda!
Ve daha önce defalarca da göğüslenen.
Ama biliyor musun
Kedersiz bir kuru gürültüdense
Kederli bi sessizliğe hep daha yakınım ben.
"Bu"nun bir anlamı, amacı ve eğlencesi olmalı
Bu: Şu yaşam dedikleri...

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...