24.08.2016

Pek Matah Bir Şey Değil

Ben başıma gelen her aksiliğin de bana bir melodi verip hayatım için tecrübeye dönüştüğünü düşünüyorum. Ama sadece ve sadece beni etkileyen, öznesi yalnızca ben olduğum aksiliklerin. Bu bağlamda, kaybettiklerimin de hepsi birer kazançtır benim için. Dik bir yokuştan çıkarken kafama sıçan kuş ilk bakışta beni kızdırsa da, hayatımın geri kalanında onun da yeri vardır artık. Artık o da parçamdır benim; nefes alışverişimde kalemi elime alışımda, bir kadına yaklaşmamda onun da etkisi vardır artık. İşte, öznesi sadece ben olan ve yalnız beni bağlayan tüm iyi ve kötü şeylere olan bakışım.

Ben bir ağacım ve dallarımın üzerine envai çeşit kuş, konuyor türküleriyle beraber. Rüzgar fırtınaya, fırtına kasırgaya dönüyor oysa, benim olduğum ormanda. Peki ben ne yapayım? Görmezlikten gelebilir miyim o kuşları? Kesebilir miyim kendi ellerimle dallarımı? Ya da hizmetine mi sunmalıyım yapraklarımı, karanlık bir kasırganın ölümlü görkemine? Hangi orman kabul eder bunu? Hangi ağaç, plastikten yapılmış -ve yalnızca görsel olarak- bir benzerini gerçek sayar? Nasıl gidebilirim onların istediği yoldan? Tehlike arz ediyor atacağım her adım. Ve kim bilir, güneşi tepemde görmek istediğim için ben de bir gün kesilirim. Ama öznesi olmak için yaşadığım şu hayattan, bir nesne olup gitmeyeceğim.
________________________________________________________________

Eski püskü yazılar çıktı not defterimden. Eh, pek matah bir şey değil ama iş görür. İyi geceler olsun.


Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...