4.04.2016

Şiirselliğin Yanlışı Üzerine

Bize bugüne kadar hep Savaş! Pes Etme! Hayallerinin peşinden koş! gibi şeyler söylendi. Günlük hayatın rutinine, bu sözler o kadar şiirsel geldi ki, hiçbirimiz tam olarak neyle, nasıl ve niçin savaşacağımızı; neden, neye karşı, nasıl pes etmeyeceğimizi anlamadık. Zihnimiz öyle bir dolu ki tüm bu teknoloji çağının estetize etmeleriyle!
Bir hayalin peşinden koşmak için, gerekirse tabak silecek, bir süre çöp toplayacaktık belki. Ama biz işin şiirselliğine daldık, daldırıldık. Çünkü daldıranlar da işin aslını bilemedi ki! Mücadele etmenin, şiirlere ve filmlere konu olmayan kısmı aklımızdan uçup gitmişti; çalışmak. 
Boktan bir işte de çalışsak vazgeçmemek, savaşmak, pes etmemek! Hayallerinin peşinden koşmak için bazen uykusuz, kederli, yalnız kalmak... 
Bütün bunlar bize şiirsel bir dille verildi ve biz o şiirsel dünyadan memnunuz. Ama yetti artık! Kendimizi kandırarak nereye varacağız? Sosyal medya hesaplarımızda bir beğeniye daha mı? 
Kendin çiz! Hata yapmaktan korkma! Dene! Ak. Akışa, suyun akışına girmek için çabala... 
Şairlerin bazıları ve estetize etme ustaları, size bu işin şairane kısmından göründüler. Ben, kayalıklardan anlayan adam! Size bok çukurundan görünüyorum! Pis olduğum için mi? Hayır. Şiiri şiirin dışında da görmeniz için... Pes etmemek, savaşmak, enjekte edilen bir şairane sözle, müzikle olacak iş değil, bu yeterli değil. Gerçekten görmek istiyorsan, tüm bunlara -estetize eden şeylere- kendini kapa ve başla! Nasıl, nereden, niçin başlayacağını sen bileceksin....

20 Kasım 2015 

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...