26.04.2016

Hayat Üzerine Bir Gerçeklik Takıntısı

    Hayatı gerçekten deneyimlemek istiyorum. Tabiat ve sanatla arama giren tüm pahalı eşyaların üzerine benzin döküp onları yakmak ve küllerinin üzerinden geçerek hayatın kendisine ulaşmak istiyordum! Çünkü duvarlar vardı aramızda, belki hala görmediğim, farkında varamadığım onlarcası daha pusuda hazır ve nazırlar!

    Bozkırın ortasında kalmak, motosiklete binip çocuk olmak, ağız dolusu gülmek ve aynı ağzımı bıçağın bile açamayacağı kadar derinlere, sessizliğe gitmek istiyorum! Ama bunu yapabileceğim bir dostum var mı? Daha doğrusu tek başıma mı deneyimlemek istiyorum bunu? Başkalarının beni anlamasını beklersem çürür giderim, biliyorum bunu. Peki ama insan çevresiyle insansa ve beni mutlu kılan her şeyin nedeni çevrem ise, ne kadar uzak kalabilirim ki onlardan? Hem böyle bir şey istemiyorum ki! Filozoflarınki gibi aptalca, ''parası ödenmiş'' ve kendilerinin bile o kadar da meraklısı olmadıkları bir yalnızlık, saçmalığın daniskası! İnsanların arasında olmak ve onlarla hep beraber bir şeyler yapabilmekten haz azan bir tabiatım var, çünkü defalarca deneyimledim, hep beraber bir şey yapmanın getirdiği o müthiş duyguyu. Evet, -bazı- filozofların canı cehenneme gitsin! Çünkü insan gün geçtikçe anlıyor ki, onlar da seni bir yerden sonra kandırıyorlar. Sanatçılar ve bilim insanları kalsın geriye. 

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...