26.04.2016

Benim Ateşli Hallerim

    Bir gün kalp duracak. Bir çocuğun büyüyüp de çocukluğunu geride bırakması gibi bitecek her şey. Bir salıncağın artık rüzgarlara pas vermemesi, bir martının artık vapurların yanında uçmayan kanatsızlığı... Bir gitarın çalmaması, bir şiirin okunmaması gibi, bir gün bu kalp de duracak. Hiç beklemediğim bir anda patlayacak bu kalp, bu el bombası! 
Büyük dağlara uzanan gözümün içinden bir çift el, o dağlardaki ağaçların meyvelerini topluyor şimdi. Hiçbir duvarın durduramadığı o rüzgar şimdi benim! Şimdi benim o fütursuz, benim o uslanmayan, ben sahibim o ateşli var oluşa... Ama bir gün kum saatini ters çeviremeyeceğim, başlatmak için bir düğmeye sahip olmayan o kronometre duracak bir gün; doğuramayacağım ruhumdan bir çocuk, bedenim bitince.
Ama;
    Ruhum... Savunduğum her şey... Kimselere söylemediğim o en büyük düş; düşlerin düşü... O ateş... Benden öncekilerin yanıp da kaçmadığı, şimdi benim de yanıp kaçmadığım ve benden sonrakilerin de yandıkları halde kaçmayacakları o ateş... Kalacak! Ve ben kalbimi, tıpkı tüm ateşli ruhlar gibi o yangına atacağım... O yangının içinde yaşamaya devam edeceğim. Mert, ''Mert''i yazacak ve ''işi'' bittikten sonra duracak kalbi; ama yaşam, o büyük usta! O büyük el! O ustaların ustası! Beni de içine almayı bilecek ve ateşli ruhlar ormanına çekileceğim. Bir gün bu kalp duracak ama, kalp asla durmayacak...


Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...