2.02.2016

Hayatımın Temel Terazisinde...

Ben neden acıyı çağırıp duran bir hal içerisinde kararsızlıklar, bilinmezlikler ve telaş içinde kimi zaman boğuluyor, kimi zaman yalnızca boğulmamayı başararak duruyordum?
En büyük arkadaşlarım neden yalnızca kitaplardı?
Kitaplarda mı boğuluyordu bir insan figürü yalnız?
Köşe yazarlarını takip ediyordum oysa; onların o değerlendirme ve edebiyatı yapmaları için bir girdaptan geçmiş ve geçmekte olduklarını biliyordum, ama hepsi o kadar.
İçimdeki, geberten keder kaç kez tasvir edilmiştir kitaplarda... Bundandı kitaplarla olan arkadaşlığımın büyüklüğü. Ama ben neden, elimi attığım her şeyde elime bir parça keder, acı ve yalnızlık almış buluyordum kendimi? Hayatımın temel terazisinde ağır basan neden bir hasretti?

Ve bildim: Soyuttu bunların birçoğu. Birçoğu gerçek dünyadan uzaklaşmış, zihnimde tasarladığım ve yine acısını zihnimde meydana getirdiğim şeylerdi. Bunu sevmiyordum, köşe bucak yazılmış ve kuytularda hissedilen bu soyut duygular ne gerçekti ne de bir halttı. İşte bu yüzden gerçeğe çevirdim gövdemi. Gövdeme bu komutu verdiğimde, tecrübesini en çok ettiğim şey aynalara bakmak oldu. Gerçeğe ulaşma yolundaki en meşakkatli işti bu; kendine bakmak!
Biriktirdiğin tüm budalalık ve kederin aslında senden kaynaklandığını görmek, farkında olmadan bağımlısı olduğun, yapıştığın o soyut dünyadan çıkıp gitmenin en gerekli aynı zamanda en hummalı görüsüydü. Bir durağan ve soyut acıya bağlanmış, yapışmış olduğunu ve bunun getirdiği yalnızlığın sahte olduğunu görmek... Herkes yapamazdı ama herkes yapmalıydı bunu. İnsana ve topluma farkında olarak ya da olmadan gerçekleştirdiğimiz ''ayna olma'' görevini, her şeyden önce kendimize yapmalıydık. Yoksa ne profesör ne feminist olmak yetersiz ve atılması gereken ilk tohumun yokluğuydu. Bu ayna evvela kendimize çevrilmeliydi. Buna cesareti var mıydı insanın? Yoktu ki soruyordum bunu...
Tüm bunlarla, ''bir acı yaşanacaksa gerçek olmalı, tenhada ulaştığım fikir ve hisler sahtedir.'' duygusu cereyan etti bende. Bu duygu bir bataklık değildi hareket ettikçe battığım. Tasviri yoktu ve imkansızdı bu. İfade etmem gerekirse, gerçekti!
Hepsi o kadar...


Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...