11.02.2016

Bir ''Yeter'' Daha!

Yetişemediğim bir mutluluk var. Bunu bir konsere benzetsem, hep ve hep hüznün konserine bilet alır bir halim var. Hem de hiç meraklısı değilken! Ulan yeter! Benden böyle tepkiler görmek zordur ama yeter! Sokakta, otobüste, barda, okulda, evde... Bu yalnızlık alnıma mı yazıldı benim? Bu yazılım gerçekleşirken ben neden dur demedim? O kalemi neden kırmadım, neden bir silgi ile kökünü kurutmadım bu kaderin ya da halin?
Ben Svevo'nun dediği şu hale mahkum muyum?
''Hiçbir zaman sakin olamamak belki de benim yazgım.''
Hep ve hep heyecanlıyım ama bir yemek tarifinin detaylarını hesap eder gibi düşünmek istemiyorum. Çünkü tüm bunları düşündükçe daha da yalnızlaşıyorum! Benim gözlerim sokağa, gerçeğe, kanlı canlı bir insana bakıyorken ve böyle insanların olduğunu da biliyorken neden elinden hiçbir zaman telefonunu düşürmeyen insanların içinde bir hapis yatıyorum? Bu hapis için kim açtı davayı bana, kim sürgünümü istedi bu çağa? Kim hüküm verdi, hakim kimdi?

Damarlarımın fışkırmasını ve konuşmasını istiyorum, desinler ki:
''Benim kanımda hayatı gümbür gümbür yaşamak var;
Acısıyla tatlısıyla gümbür gümbür yaşamak! O akıllı telefonlarınıza, mağlup olmanıza, teslim olmanıza sokayım! Hem beni yalnız ettiniz, hem dünyanın gerçek değerlerini!''

Şimdi ne mi yapacağım? Eve söylediğim köfte geldi, onu yiyecek üstüne bir sigara yakıp beni ateşe itekleyen şarkılar açmaya ve size söylemediğim daha nice küfrü etmeye devam edeceğim! İyi geceler...

2 yorum:

Kalemderi dedi ki...

Haksız bir isyan değil bence. Üstelik telefon sadece bir simge. İnsanlar telefon olmasa da mekanik, ruhsuz ve sığ. Telefon, bulup sımsıkı tutundukları cılız dallardan biri.

Mert dedi ki...

Bir "gece nöbeti" yaşamış olmalıyım bunu yazarken. Beri yandan siyasî, peksosyal pek çok sorunun "bundan" kaynaklandığını sanıyorum.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...