11.01.2016

Güya Sınavlara Çalışmak İçin Gitmiştim O Eve

Günlerdir yattığım yatağın tam karşısındaki masada, geceden kalma tüm 'an'lar; şarap kokusu, sigara kokusu... Tüm o anlar masada dururken uyudum ben ve nihayetinde o koku pek de iç açıcı olmamaya başlamıştı. Öyle ki, gece beş defa kalkıp kustum. Güya sınavlara çalışmak için gitmiştim o eve. Ocak'ın dokuzunda gece saat on iki...
Beynimin durmasını, hiç değilse biraz olsun yavaşlamasını istiyorum, durmuyor. Ölüm geliyor aklıma, iki aylık yeğenimin kokusunu çekiyorum içime.
''Annem olsa'' diyorum, ''bir çorba yapar, belki sevmeyeceğim bir ilaç getirir''. Bu hayalin peşinden giderken, karanlığın, düş ipini bir makas gibi kesmesi... Midemin ağzımdan çıkmasına neden olan o lanet koku. Çığırtkanlığı, ötekiliği bir kenara bırakıp, ''evcil olana'' duyulan özlem. Diz kapaklarının ve sırtın ağrısı; hem de ne ağrı! Dokuz ocak ile On ocak arasında otuz beş saatten fazla uyku, sanrılar da cabası! Nihayetinde bugün on bir ocak(tı).



''Yarın (salı günü) sınavların başlıyor, hem bak şansına tüküreyim, hava da güzel! Al valizi, dön kaldığın yere. Toparlan ve okula çık. Olduğun gibi tekrar aktif ol. Sana göre değil, yorganın altında bir beden olmak... Kendin ol.''
Evet, kendim olayım! Çünkü hiç kimsede bir numara yok...
Şimdi kütüphanedeyim, gündüzden beri yarınki ve daha sonraki sınavlar için çalıştım. Birazdan bir çay içip ikamet ettiğim yere döneceğim, yatağa uzanıp biraz, şu güzel satırlarımla kendimi öpeceğim;

Nerelere gidersek gidelim
Ne söylersek söyleyelim
Nelerden kaçarsak kaçalım
Sonunda istediğimiz aynı,
Bir avuç huzur


1 yorum:

Hayal Kahvem dedi ki...

Sınavda kolay, bildiğin sorular çıksın:)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...